Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğü Mesleki ve Teknik Eğitim Tanıtım Portalı

Milli Eğitim Bakanı Sayın İsmet Yılmaz, Ortaöğretime Geçişte Yeni Uygulamayı Açıkladı!

Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş sistemi yerine liselere geçişte uygulanacak yeni modele ilişkin, "Eğitim bölgesi ve sınavsız mahalli yerleştirme sistemini getirdik. Bu sistemde veli ve öğrencimiz adresine en yakın okula yerleştirilecek." dedi.

 Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası´nda, TEOG´un kaldırılmasının ardından, liselere geçişte uygulanacak yeni sistemi açıkladı, editör ve muhabirlerin sorularını yanıtladı. "Liselere girişte yeni sistem tamamlandı" ifadelerini kullanan Yılmaz, yeni sisteme öğretmenlerin, eğitim uzmanlarının, birçok üniversitenin, eğitim fakültelerinden akademisyenlerin büyük katkı sunduğunu söyledi.

Bakan Yılmaz, TEOG´un liselere geçişte bu zamana kadarki en iyi sistem olduğunu, herkesin bu konuda mutabık kaldığını vurguladı. "Peki iyiydi de niçin değiştirdiniz?" sorusunun sorulabileceğini anlatan Yılmaz, "Bu da bir ihtiyaçtan kaynaklandı. Nedir ihtiyaçları? Mevcutların en iyisi, ancak sıkıntıları var mı? Var. Bu sınav yarışının öğrenciyi okul dışı kaynaklara yönlendirdiği şeklinde geniş bir algı var. Etüt merkezleri yayılmaya başlamıştı. Bu, ihtiyaçtan doğuyor. Biz bunu kapatmak zorunda kaldık ama özel ders alanları var deniyor. Demek ki sistemimiz okul dışı kaynaklara yönelimi artırmış olabilir. Toplumdaki algı bu. Doğru, yanlış ayrı bir şey. Algı, gerçeğin önündedir. Bu algıyı düzeltmemiz lazımdı." diye konuştu. Bakan Yılmaz, mevcut sistemde öğrencilerin TEOG´a hazırlanmak için okula devamsızlık yaptığını, bunun da eğitimde aksamaya yol açtığını dile getirdi.

Her şikayeti dikkate almak zorundayız"

TEOG´da, yerleştirme puanını, özel okulların verdiği "cömert notların" da etkilediği yönünde bir algının olduğunun altını çizen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu da olumsuz bir durum. Bir başka husus ise 8. sınıf öğrencilerinin sosyal, sportif, kültürel faaliyetlere katılamadığı söyleniyor sırf bu sınavdan dolayı. Sınav 8. sınıfta yapılıyor ama çocuk 6. sınıftan itibaren bu sınava hazırlanıyor. Dolayısıyla çocuklar, bedensel ve sosyal kişiliklerinin gelişme döneminde 8. sınıfta yapılacak bir sınav için 6. sınıftan itibaren yarışa giriyor. Bir başka husus, bu lise son öğrencileri üniversite sınavına hazırlanmak için devamsızlık yapıyor, rapor alanlar artıyor. Bilin ki orta sonlarda da TEOG´a hazırlık için son sınıfta ilave devamsızlık ortaya çıktı. Bir başka olumsuzluk ise çocuğun puanı 460. Evinin yanında bir okul var, 470 ile alıyor. 460 puan alan hemen evinin yanındaki 470 ile alan okula gidemiyor. Belki o ilçede bulamazsa bir başka yerde kayıt olmak zorunda kalıyor. Bazen 1 puan ile kaybediyor. Bunları da görmemek mümkün değil. Sonuçta bizler vatandaşımızdan, velilerimizden her ne şikayet gelirse onu dikkate almak zorundayız. Halkın rızasını almak Hakkın rızasını almak. Herkes bu eksiklikler noktasında mutabık."

TEOG sistemi yerine çocuğu 6. sınıftan itibaren sınava hazırlayacak bir sistem değil de stresi kaldırarak, basit, kolay ve anlaşılır bir sistem getirdiklerini anlatan Yılmaz, "Bizim sistemimiz şu: Eğitim bölgesi ve sınavsız mahalli yerleştirme sistemini getirdik. Bu sistemde veli ve öğrencimiz adresine en yakın okula yerleştirilecek." ifadelerini kullandı.

Bizim getirdiğimiz bu sistemde, evlatlarımızın kendi tercihlerini alacağız. Başvuru esnasında bir ekran önüne gelecek. Bu ekrandan 5 tane tercihte bulunacak. Her okul türüne göre hiçbir öğrencimizi, istemediği bir başka okul türüne yerleştirmeyeceğiz. O halde öğrencinin ve velisinin tercihi esastır burada. 8 sınıfta olup bu yerleştirme sistemine tabi olan öğrenci sayısı yaklaşık 1 milyon 200 bin. Veliler, ortaokula kaydettikleri zaman evlatlarının bundan sonra hangi liseye gideceğini de bilebilecek. Dolayısıyla da ortaokulla lise arasındaki bir bağı biz kurmuş oluyoruz. Tercihe bağlı ve adrese en yakın okula yerleştirme olacağı için bu yaştaki öğrencilerin üzerinden sınav baskısı kalkmış olacaktır. Bu, yüzde 90´ın üzerindeki öğrenciler için. Bu yolla öğrencilerimiz sosyal, sportif ve sanatsal etkinlikler için de vakit bulabileceklerdir. Bu sistemin bir başka faydası var. Bundan sonra adres bölgelerindeki liselere farklı akademik düzeylerde farklı ilgi ve birikimdeki öğrenciler gelecek, akademik çeşitlilik sağlanacak ve bu, okulun başarı seviyesini yükseltecek." Yılmaz, mevcut sistemde okulların kategorize edildiğini, seviyesine göre numaralandırıldığını, yeni sistem ile her okulun ve her öğrencinin başarılı olacağını vurguladı. 

"Yeni sistemin temel felsefesi sınava girmek isteğe bağlı"

Türkiye genelinde 17 bin 749 ortaokul, farklı türlerde olmak üzere de 11 bin 57 lisenin olduğunu ifade eden Yılmaz, "8´inci sınıfta 1 milyon 200 bine yakın öğrencimiz var. Ülke genelinde belirlediğimiz farklı illerdeki sınırlı sayıdaki okulumuza sadece isteyen 8. sınıf öğrencilerimizin girebileceği bir sınav hazırladık, isteğe bağlı. Bu liselerin ismini ve sayısını mayıs ayı gibi açıklayacağız." dedi. Yılmaz, öğrencilerin sınava girmeden önce hangi okulların sınavla öğrenci alacağını öğrenebileceğini ifade ederek, "Yeni sistemin temel felsefesi sınava girmek isteğe bağlı. Velilerimiz çocuklarını bu sınava ister yönlendirir isterse de yönlendirmez. Bir liseye yerleşmek için bu sınava girmek zorunlu değildir. Mevcut TEOG´da mutlaka sınava girmek zorundaydınız. Sınav mecburiyeti ortadan kalktı." şeklinde konuştu.

Soruların Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanacağını ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu: "Sınav yerelde yapılacak ama bütün sorular merkezden Bakanlığımızca hazırlanacak. Bu sınavı haziran ayının ilk haftasında yapacağız. Sınav sonuçlarını da kısa süre içerisinde yani haziran ayı içerisinde ilan edeceğiz. Sınav çoktan seçmeli soruların yer aldığı, sözel ve sayısal olmak üzere iki bölüm ve tek oturumdan oluşacak. Sınav temel dersleri içerecek. Toplam 60 soru olacak ve 90 dakikalık bir süre verilecek. Sınavı 8´inci sınıf müfredatı ağırlıklı olmak üzere 6, 7. ve 8. sınıf ders müfredatına ve müfredatla amaçladığımız kazanımlara, ders kitaplarımıza uygun şekilde yapacağız."

"Lise sınavlarını ülke genelini etkileyen bir stres unsuru olmaktan çıkardık"

Öğrencilerin, okul müfredatından başka bir şeye ihtiyaç duymadan sınava hazırlanabileceğini dile getiren Yılmaz, "Sınavla öğrenci alan orta öğretim kurumlarına yerleşme amacıyla sınava giren öğrencilerimize beş tercih sunacağız. Beş tercih, bulunduğu yere en yakın bir tercihtir. Bir de bu sınava girenler için de beş tercih veriyoruz. Ancak gerek bu sınava girenler, gerekse de adrese yakın olarak kaydedilecek öğrencilerin duyurusunu aynı anda yapacağız ve merkezi olarak yerleştireceğiz." "Okullarımız hayatın kendisi gibi olsun" diyen Yılmaz, öğrencilerin, liseye ilk başladığında okulla ilgili kafalarında oluşan başarılı-başarısız algısını ortadan kaldırmayı hedeflediklerini söyledi.

Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, her öğrencinin tercih edebileceği bir lise türü olmaması halinde öğrenciye nasıl bir tercih sunulacağı, öğrencilerin zorunlu olarak imam hatiplere yerleştirileceğine dair iddialar gündeme getirildiği yönündeki soru üzerine, eğitim bölgeleri sisteminin nasıl oluşturulduğu ortaya çıktığında bu kaygıların yersiz olduğunun görüleceğini ifade etti.

Yılmaz, şöyle konuştu: "Velinin tercihinin dışında öğrencimizi herhangi bir okula göndermeyeceğiz. Biz, eğitim bölgelerini oluştururken, o şekilde oluşturacağız ki velimizin istediği meslek lisesi de olsun, velimizin istediği Anadolu lisesi de olsun, velimizin istediği imam hatip lisesi de olsun. Dolayısıyla bu eğitim bölgesi oluşturması, bu sorunu ortadan kaldıracak. Yine eğitim bölgesi oluştururken, ortaokul öğrenci sayımızı biliyoruz, lisemizi de biliyoruz, ortaokul ile liseyi eşleştireceğiz. Dolayısıyla ne çok fazla ne çok az, birbirine denk şekilde olacak. Böyle bir eksiklik ortaya çıkmayacaktır inşallah. Yaşarken göreceğiz." Yılmaz, "Bu sistemle büyük kentlere göçün, tercih edilen okulların çevresinde konut fiyatlarının artacağı ve sahte adres kayıtları olacağı, suistimal ve torpil olabilir endişeleri var. Bununla ilgili ne gibi tedbirler alınacak?" sorusu üzerine, sahte adres kayıtları ve konut fiyatlarına ilişkin çözüm bulunabileceğine, kontrol mekanizmaları olduğuna vurgu yaptı. "Birilerini ayarlayarak oturmadığım bir yerdeymiş gibi görüneceğim örneğin. Bunun bir cezai yaptırımı olacak mı?" sorusuna karşılık da Yılmaz, böyle bir şeyin doğru olmayacağını, uygulamada da böyle bir şey çıkmayacağını dile getirdi.  Bakan Yılmaz, TEOG´un yerine gelecek yeni uygulamaya "Liselere Kayıt Uygulaması" adı verildiğini bildirdi.

 "Özel sınav yapabilirler"

"Muhitimizdeki okulda kapasite 70 kişi ama 100 başvuru var. 100 kişi nasıl elenip 70´i alınacak? Okul puanı, başarı ortalaması ya da okul içinde bir değerlendirme yapılacak mı?" sorusunu İsmet Yılmaz, "Diyelim ki bir okulda, taşınmayla da beraber 100 kişiyi buldu. Orada da okul başarı puanını esas alacağız. Çünkü bunun hem okuldaki dersin önemini hem okuldaki öğretmenin değerini artıracağını düşünüyoruz. Okul başarı puanı esas alınarak okula yerleştirme yapılacak." diye yanıtladı. Yabancı okulların kendi isteklerine bağlı sınav yapıp yapamayacaklarına ilişkin soruyu cevaplarken Yılmaz, "Özel sınav yapabilirler. İsterlerse bizim sonucumuzu alırlar, isterlerse kendileri sınav yapabilirler." ifadelerini kullandı.

"Ara sınıf öğrencileri geçiş yapamayacak"

"TEOG ile geçen yıl liselere yerleşen ara sınıftaki öğrencilerin adreslerine yakın okullara geçip geçemeyeceğine ve okulların taban puanının kalkıp kalmadığı" şeklindeki soruya Yılmaz, şu yanıtı verdi: "Geçişlere müsaade etmeyeceğiz, doğru olmadığını düşünüyoruz. Her sistem kendi artısı ve eksisiyle bir dengededir. Eğer onu bozarsak sıkıntı olur. Dolayısıyla da bizim bundan sonra kayıtla alacağımız öğrenciler için taban puan kalkmıştır. Adrese en yakın okula kaydını yapacağız ama daha önce TEOG puanıyla girmiş bir öğrencinin değişiklik yapmasına izin vermeyeceğiz." Danıştay´ın "taban puanın altındaki bir öğrencinin bir üst okula kaydedilemeyeceği"ne ilişkin kararını anımsatan Yılmaz, o sistemi bozmamak gerektiğini düşündüklerini vurguladı.

"Sınıf sınıf ayrım yapmayı düşünmüyoruz"

Yılmaz, "Yeni sistemde öğrencilerin özel öğretim kursu ya da etüt merkezi gibi bir sisteme ihtiyaç duyacağını düşünüyor musunuz? Adrese dayalı kayıt sistemiyle yerleştirilecek öğrencileri okul içinde başarı düzeyine göre sınıf sınıf ayrım düşünüyor musunuz?" sorusunu yanıtlarken şunları söyledi: "Sınıf sınıf bir ayrım düşünmüyoruz. Çünkü bu da diğer okullarda yaptığımızı sınıflarda yapma gibi gelir. Okullarda yapılmasının akademik, bilimsel eğitim açısından sakıncalarını söyledik. O sakıncayı aynı okul içerisinde ´A iyi, B negatif, C ondan daha negatif´ gibi bir algı olmasını da istemiyoruz. Hayat gibi olmasını istiyoruz. Başarılı ile biraz daha başarılı, görece demek lazım, hepsinin bir arada bulunmasını istiyoruz."

"Önerilere açığız"

Liseye geçişteki yeni uygulamada, velilerden ya da eğitim kurumlarından gelecek öneriler ışığında bir revizyon olup olmayacağına ilişkin Yılmaz, bütün vatandaşların, öğretmenlerin, velilerin görüşleri alınarak uygulamanın olgunlaştırıldığını anlattı. Yılmaz, "Bundan sonra da herkesin görüşüne açığız. Biz kapalı değiliz. ´Böyle olsa daha iyi olur´ diyecekleri bir öneri varsa bu öneriye açık olduğumuzu çok net şekilde belirtmek isterim." dedi.

İsteyenlerin önerilerini Milli Eğitim Müdürlükleri, Bakanlığın internet sayfası, Twitter adresi ve elektronik posta adresleri üzerinden iletebileceğini aktaran Yılmaz, "Gerekirse şahsımın mail adresi var, “ismetyilmaz@meb.gov.tr”. Milli Eğitim Bakanlığının iletişim sistemi var, 147. Dolayısıyla 147’yi ararlarsa hangi konuda olursa olsun, hem eğitimle ilgili sorunlarına mutlaka cevap verilir hem de ola ki ´Bu sistemin şu noktasında böyle bir değişiklik yapılırsa, böyle bir ekleme yapılırsa öğrencilerimize, evlatlarımıza daha iyi olur´ denildiğinde biz bunlara açığız." açıklamasını yaptı. Önerilerin artı ve eksilerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, gerçekten artıların eksilerden fazla olması durumunda tekliflerin kabul edileceğini kaydetti.

“Örnek sorularımızı yayınlayacağız”

Bakanlığın 2018 Haziran ayında yapacağı merkezi sınavdaki soruların ders dağılımlarına ilişkin bir soru üzerine Bakan Yılmaz, "Örnek sorularımızı yayınlayacağız. 8´inci sınıf ağırlıkta olmak üzere, 6, 7 ve 8´inci sınıftaki ders kitaplarımız, müfredatımız ve kazanımlarımız çerçevesinde, hepsini öğrencilerimize soracağız. Biz 6, 7 ve 8´de hangi müfredatla öğrencilerimize ne vermek istiyorsak hepsini bir şekilde ölçeceğiz" dedi. Öte yandan, Bakanlık yetkililerinden alınan bilgiye göre, haziranda yapılacak sınav, Türkçe, Matematik, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Fen Bilgisi ve Yabancı Dil sorularından oluşacak.

"Öğrenciler yaşadıkları muhite göre okul seçtiklerinde aynı sınıfta başarılı ve başarısız öğrenciler bir araya gelecek. Bu sorunu nasıl çözeceksiniz, eğitim düzeyini mi artıracaksınız? Öğretmen bu iki öğrenciden hangisine odaklanacak?" sorusu üzerine Yılmaz, öğretmenin liderlik rolünün, pedagojik eğitiminin burada ortaya çıkacağını belirtti. Konya´daki üniversite sınavı birincisi görme engelli Fulya Akkaya´nın, engeline rağmen normal okulda okuduğunu, öğretmeninin sadece onu dikkate alarak "Daha az bir müfredatla eğitimimizi tamamlayalım" demediğini ifade eden Yılmaz, eğitimde kalitenin esas olduğunu, bunun artırılmasına yoğunlaşacaklarını söyledi. Bir cevher ve okyanus olan öğrencinin ne verilirse onu alacağına dikkati çeken Yılmaz, "21. yüzyılda ne gerekiyorsa öğretmenimiz onu verecektir öğrenciye. Alttakine göre değil üsttekine göre kendisini hazırlayacaktır öğretmen. Alttaki de gelir mi? Gelir. ´Doğru yol budur´ diye ´Sen bir yürü de bak ne gelenler göreceksin´ derler. Arkadan da kesinlikle başarılıları izleyenler olacaktır. Bunun bilimsel gerçekliğe daha uygun olduğunu söylüyoruz. Bilmeyenleri bir arada tutmaktansa içlerinde çok daha iyi bilenin olması o sınıftaki eğitim kalitesini artırır." diye konuştu.

 "600 lisenin ismi Mayıs´ta açıklanacak"

"İstanbul Lisesi bizim proje okulumuzdur. İsterse eviniz İstanbul Lisesi´nin yanında olsun, bu liseye giremezsiniz. İstanbul Lisesi´ne girmenin şartı sınavda başarılı olmaktır." diyen Yılmaz, bu tarz sınavla girilecek okulların sayısının 600 olduğunu, bunun dışındaki okullara adrese dayalı sistemle girileceğini anlattı. Bu 600 lisenin isminin Mayıs ayında açıklanacağını belirten Bakan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: "Evlatlarımız Haziran’ın ilk haftasında sınava girecek. O sınava girmeden önce hangi okullar için sınava gireceğini düşünecek, ona göre ailesiyle birlikte tercihte bulunacak. O okullardan 5 tanesini tercih edecek, bu okullardan birini kazanacak. Ola ki kazanamazsa, o zaman da adrese dayalı sisteme bağlı olarak kendi evine en yakın 5 okuldan birisini tercih etmesini isteyeceğiz. Dolayısıyla sınava girenler için 10 okul tercihi olacak 5 artı 5, sınava girmeyenler için 5 okul tercihiyle birlikte inşallah 1 milyon 200 bin öğrencimizin, daha az stresli, daha kolay, daha basit, anlaşılır bir sistemle kayıtlarını gerçekleştireceğiz."

"İyi bir yoldayız"

Bundan sonraki amaçlarının Türkiye´deki bütün okulların eğitim kalitesini artırmak olduğunu vurgulayan Millî Eğitim Bakanı Yılmaz, bir okulun diğeriyle arasındaki farkı azaltmak istediklerini dile getirdi. Gelecek süreçte öğrencinin yetenek, ilgi ve başarısını ilkokuldan itibaren izleyeceklerini belirten Yılmaz, bir jimnastikçinin, keman virtüözünün ilkokuldan itibaren izlenerek yeteneğinin tespit edilmesi gerektiğini söyledi. Yılmaz, "Öğrencinin yetenek, ilgi ve başarısını ilkokuldan itibaren izleyerek, okullar arasındaki kalite farkını ortadan kaldırarak liselere sınavsız geçişi amaçlıyoruz. Bunu başarırız inşallah." diye konuştu.